EPDK liderliğinde yapılan çalışmalar sonucunda, ”02.10.2013 tarih ve 28783 resmi gazete sayılı Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik” ile ilgili değişiklik önerileri kamu kurumlarından ve kamuoyundan alındı ve son şekli ortaya çıktı.

 

Lisanssız enerji piyasasının kuralları değişiyor. Şimdi beklenen yeni yönetmeliğin resmi gazetede yayınlanması..

Bilindiği üzere, 02.10.2013 tarihinde yayınlanan Lisanssız elektrik üretim tesislerinin yapım süreci kuralları belirleyen yönetmelik sayesinde; 1 MW ’a kadar  Güneş (GES), Rüzgar (RES), hidroelektrik (HES), BİYOKÜTLE (BES) tesisleri veYEGM den alınan %75 üstü verimli tesis belgesi sayesinde güç sınırı olmaksızın TERMİK Kojenerasyon&Trijenerasyon (TES) tesis yatırımlarının gerçek ve tüzel kişiler tarafından kolayca yapılmasının önü açılmış idi. Tesis sahipleri, özellikle yenilenebilir nitelikteki GES, RES, HES, BES yatırımlarından elde ettikleri enerjinin bir kısmını ihtiyacı için kullanabiliyor ve kalanını yani ihtiyacından fazlasını da sisteme satabiliyor. Daha ilk gününden itibaren, geçmiş dönemdeki HES ve RES piyasasında yaşanan benzer ÇANTACI tecrübeli özel sektör, bu yönetmeliği çok rahat aştı.

Aslında en başından bu tarz bir piyasanın oluşmasını ön görecek kurum olan EPDK maalesef buna engel olacak ortamı kuramadı. Yenilenebilir piyasasında, daha çok GES yatırımı olmak üzere 4200 adete yakın tesis için geliştirme yapıldı. Aracılar ile çantacılar tarafından, yatırımcısına satılmak üzere, ticari projeler halinde projeler geliştirilmeye başlandı.

Trafo kapasiteleri konusunda büyük haksızlıklar ortaya çıktı.
Dağıtım şirketlerinin çoğu bu piyasada zor duruma düştü.
Ve sonunda, 4200 yatırım tesisi planından sonra EPDK konuya el atmak istedi!

Lisanssız yönetmeliğinin yeni şekli ile, işte bu ticari ortamı dizginleyecek nitelikte önlemler alınmaya çalışıldı. Yüksek lisans bedelleri karşılığında lisans alarak yatırım yapan yatırımcıya karşı haksız rekabet oluştuğu ve ilk başta insanların kendi elektriğini üretmesi yani öz tüketim amacıyla ortaya çıkan lisanssız elektrik uygulamasının amacından saptığı düşüncesiyle EPDK değişikliğe gitme kararı aldı.

Yönetmelikle düzeltilmesi beklenen en önemli teknik hususlar şöyle;

  • Beklenen düzenlemeyle, aynı yatırımcı  1 MW’tan fazla bir güç değeri yatırımı  aynı trafo kapasitesi dahilinde üretemeyecek. Şu ana kadar, lisans alma zorunluluğuna düşmemek için, bitişik ve ayrı tüzel kişilik ile birden fazla 1 MW’lık tesis inşaası ile yapılıyordu.Bu şekilde çok fazla uygulama da oldu.
  • 4200 projeyi çok sıkıntılı pozisyona düşürecek!  Aracıları ortadan kaldıracak!
  • Artık projeler, üretim aşamasından önce el değiştiremeyecek, hisse devri yapılamayacak,
  • Sözleşme gücünün 30 katından büyük tesis kurulamayacak,
  • Bir adet lamba tüketimi ile 1 MW’lık GES tesisi kurulabildiği dönemden, “sözleşme gücünün 30 katından fazla tesisin kurulamadığı” ortama geçiş yapılacak.
  • Yatırımların öz tüketim bazlı yapılması sağlanmış olacak.
  • Özel sektör temsilcileri ise olayın bu şekli ile kurallaşmasına karşı. Düzenlemeye karşı bir çok piyasa aktöründen itirazlar var.

Yaklaşık 25 yıllık elektrik enerji piyasa tecrübesine sahip AVRASYA ENERJİ  Genel Müdürü Sn. Ergun Emrem  piyasadaki tüm şikayetlerin  ana başlıklarını şöyle sıralıyor; 

  • Çantacı veya proje geliştiricileri sayesinde yaklaşık 4.000 MW lık  önemli bir yatırım gücü oluştu. Bir çok önemli bürokrasi engeli aşıldı, herkes bir emek verdi. Ve bu yatırımlar çok hızlı yapılabilecek. Bu vatandaşlara “çantacı”  denmesi doğru değil” Bu vatandaşlar asıl projeyi geliştirenlerdir.
  • Gerçek yatırımcı ile aracıları ayırt etmenin EPDK tarafından bilindiği bir zamanlamada, 2013 yılında çıkan yönetmelik sırasında bu önlemleri EPDK niçin öngörmedi ve şimdi piyasayı allak bullak ediyor.
  • Teminat mektubu almak, ilerleme raporları ile yatırımcıları takip etmek, şirketlerin ortaklık yapılarını iyi izlemek, vs gibi önlemler zaten 2013 öncesi HES piyasasında alınmıştı, aynı gelişmeler yaşanmıştı.
  • Niçin EPDK bu düzenlemeleri en baştan ön göremedi?
  • Aslında bu piyasa örneğinde kuralları koyan EPDK tüm tecrübeye sahip ve her defasında piyasaya  sonradan  müdahil oluyor ve en başta alabileceği önlemleri alabilecekken.
  • GÜNEŞ enerjisinde zaten Türkiye Avrupa’nın gerisinde. Bir şekilde hem proje geliştiriciler (çantacılar) engellenip, hem de ticari projelerin devam edebileceği bir orta yol bulunamaz mı?.
  • Lisanslılar için lisans maliyetlerini azaltılsa, Lisanssız için de benzer ödemeler getirerek, maliyet dengesi yaratılsa. Öz tüketim ise ayrıca teşvik edilip, ödüllendirilebilse konu çözülebilir.
  • Sadece, ‘İş çantacılık boyutuna vardı, ben bunu engellemek istiyorum’ zihniyetinden uzaklaşıp, proje geliştiren vatandaştan intikam almak gibi bir düşünceden ayrılıp, durumları daha sakince ele almak yeterli.”

Yönetmelik değişiyor ama EPDK yine verimli kojenerasyon tesislerini bu yönetmeliğin içerisine hapsetmeye devam ediyor

Konu hakkında sorularımızı yanıtlayan Ergun Emrem yönetmeliğin termik yatırımları ile ilgili bazı fikirlerini de şöyle  özetliyor:

“Evet,  EPDK bir kural koyucudur. İyi niyetli ve başımızdan eksik olmaması gereken ve maalesef her açıdan geciken müessesedir. Teknik birikimli yetkilileri açısından maalesef piyasanın çok gerisindedir.

Ama kuralları doğru koymaya, hata yapmamaya, bilmediği konularda tecrübeler elde etmeye uğraşması sonucu oluşmaktadır bu gecikmeler.

Tıpkı küçük ölçekli ve tüketim yerinde üretim kojenerasyon ve trijenerasyon (TES) piyasası ile ilgili sebep olduğu verim kayıpları konusunda da geciktiği gibi..

Sayın enerji bakanları her daim şu sözleri söylüyor “doğalgazı en verimli şekilde kullanmalıyız, dışa bağımlılığımızı azaltmalıyız”. 

Verimli TES yatırımlarını mevcut yönetmelik içerisindeki sığıntı maddeler konumundan çıkartılıp, bunlara özel bir yönetmelik toparlamasına gidilmiyor.

EPDK ne yapıyor;

Otoprodüktörleri yok ediyor, eski otoprodüktörleri lisanssız yönetmelik içerisine atıyor ve en verimli şekilde tesis kurulmasına yardımcı olacak çalışmaları yapmıyor.

GES ler ile aynı yönetmeliğin içerisine yerleştirebiliyor.

Bu noktada büyük yanlışlıklar söz konusu..

Verimli kojenerasyon tesisleri için maalesef ihtiyaç üzeri elektrik enerjisi şebekeye satılamıyor. Doğalgazı verimli kullanan tesislerin fazla elektrik enerjisinin tamamının satın alınması gereklidir.

Kojenerasyon, Trijenerasyon, Mikro Kojenerasyon şeklinde kurulacak tesisler ısıl tüketimlerine göre kurulmalıdır ve doğalgaz daha verimli kullanılmalıdır.

YEGM den verim belgesi alan tesisler, kojenerasyon ve trijenerasyon tesisleri, doğalgazı çok verimli kullanmaya daha da teşvik edilmelidir.

Isıl güç tüketimlerine göre seçim zorunluluğu getirilip, üretilen fazla elektrik enerjisi belirli oranlarda kamu tarafından alınmalıdır.

Hem GES piyasası hem TES piyasası için, bu fikirlerin hepsi değerli ve aslında EPDK tümünden haberdar.

Ama bu konular; sıkıntısını belirtenlerle ilgili ele alınıyor. EPDK  mız kendiğinden maalesef iş yapmıyor.Yapılan baskılar veya müracaatlar,vs ile hareket edince de  müdahalelerinde gecikme oluşuyor.

Ülkemiz de bazı kayıpları bu gecikmeler sırasında yaşamaya  mecburdur. 14 yıllık geçmişe sahip bir kuruluş olan EPDK, ne kadar tecrübeli ve istekli ise bu düzeltmeler o derece geç  veya erken yapılacaktır. Kimse merak etmesin” şeklinde tamamladı cümlelerini.

Ve gerçekten bu yönetmeliğin piyasada yarattığı etkiler daha çok konuşulacağa benziyor. Şu anda tadilat yapılacak şekli de tüm istekleri karşılamayacak. EPDK bir tercih kullanacak ve bir kısım talep karşılık bulamayacak. Ve bu yönetmelikten kaynaklanacak tartışmalar, aksaklıklar vs sürekli konuşulmaya devam edecek. İzleyelim ve görelim..  enerjicciHABER Servisi